1. Haberler
  2. Gündem
  3. Başkan Tugay: Çözüm ortak akıl ve planlı politikalar

Başkan Tugay: Çözüm ortak akıl ve planlı politikalar

featured
baskan-tugay-cozum-ortak-akil-ve-planli-politikalar.jpg
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İzmir’de kamu, iş dünyası, akademi ve sivil toplum temsilcileri Su Konferansı’nda bir araya geldi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, iklim kriziyle derinleşen su kıtlığının kentlerin yönetmesi gereken en temel sorunlardan biri haline geldiğini belirterek “Su krizi bireysel alışkanlıklarla değil, ortak akılla ve planlı politikalarla çözülebilir. Su meselesinde kolektif aklın ve iş birliğinin en önemli paydaşlarından biri olmaya devam edecek, İzmir halkı için çalışmayı kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.

İzmir’de kamu, iş dünyası, akademi ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren Su Konferansı’nda iklim kriziyle birlikte derinleşen su sorunu, tarımda, sanayide ve kentlerde su yönetimi başlıkları altında çok yönlü olarak ele alındı. EBSO, ESİAD ve İzmir Ticaret Borsası’nın İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’nde düzenlediği konferansa İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, ESBAŞ Genel Müdürü Yusuf Kılınç, EBSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Uçak, Dışişleri Bakanlığı İzmir Temsilcisi Büyükelçi Yeşim Kebapçıoğlu, İZPA Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu, İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, kamu, özel sektör ve akademi temsilcileri ile oda-sivil toplum üyeleri katıldı. Konferansta alanında uzman konuşmacılar Türkiye’de Su Yönetimi, “Tarımda Su”, “Kentlerde Su”, “Sanayide Su” konularını irdeledi. Ayrıca günün anısına Ege Orman Vakfı aracılığıyla konuşmacılar adına fidan bağışında bulunuldu.

Tugay: Su, kentlerin güvenliğinin temelidir

Su Konferansı’nda kapsamlı bir sunum yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, dünyadaki su varlığının dağılımına dikkat çekti. Dünya nüfusunun yaklaşık yarısının yılın en az bir döneminde ciddi su kıtlığı yaşadığını ifade eden Başkan Tugay, “Bilimsel projeksiyonlara göre küresel sıcaklık artışı 2 dereceye ulaştığında 800 milyon ile 3 milyar insan, 4 dereceye ulaştığında ise yaklaşık 4 milyar insan su kıtlığıyla karşı karşıya kalacak. Bu tablo bize şunu söylüyor: Su yalnızca çevresel bir başlık değil; ekonomik istikrarın, toplumsal iyi olma halinin ve kentlerin güvenliğinin temelidir” dedi.

İzmir’de altyapı yatırımlarıyla uyum sağlanıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak bu yeni iklim gerçekliğine uyum sağlamak için altyapı yatırımlarına öncelik verdiklerini belirten Tugay, sel ve taşkın riskine karşı yapılan çalışmaların önemine dikkat çekti. Kordon hattı boyunca hayata geçirilen taşkın koruma bariyerlerinin, geçtiğimiz günlerde yaşanan yoğun yağış ve fırtınanın bir felakete dönüşmesini önlediğini hatırlatan Tugay, “İklim krizi aynı anda hem su kıtlığı hem de afet riski demektir. Dirençli kentler yaratmaya yönelik yerel politikalar artık bir seçenek değil, zorunluluktur. Türkiye’de su meselesi artık tek bir kentin ya da idari sınırın sorunu olmaktan çıktı. Havza ölçeğinde derinleşen bölgesel bir yönetişim meselesine dönüştü. Türkiye’de su potansiyeli açısından mutlak su kıtlığı yaşayan beş havza bulunuyor. Marmara, Küçük Menderes, Akarçay, Burdur ve Gediz havzaları. Bu havzaların ikisi doğrudan İzmir’i ilgilendiriyor. Gediz ve Küçük Menderes havzaları, İzmir’in hem içme suyu hem de tarımsal üretimi açısından stratejik öneme sahip. Üstelik bu havzalar, Türkiye’nin en önemli tarım alanlarını da barındırıyor” şeklinde konuştu.

Talep baskısı ve su kullanım tablosu

Su potansiyelini zorlayan en önemli unsurun artan talep olduğunu belirten Tugay, Türkiye ve İzmir’deki su kullanım oranlarını da paylaştı. Türkiye genelinde suyun yüzde 77’sinin tarımda, yüzde 12’sinin sanayide, yüzde 11’inin evsel kullanımda tüketildiğini ifade eden Tugay, İzmir’de ise tarımın yüzde 70, sanayinin yüzde 20, evsel kullanımın ise yüzde 10–11 seviyelerinde olduğunu söyledi. İzmir’de sanayide kullanılan suyun yüzde 57,7’sinin yüzeysel su kaynaklarından, yüzde 42,3’ünün ise yeraltı kuyularından sağlandığını belirten Tugay, tarımın İzmir’de de en büyük su tüketicisi olmaya devam ettiğini vurguladı.

“Su krizi bireysel alışkanlıklarla çözülemez”

Su krizinin bireysel tasarruf çağrılarıyla çözülemeyeceğini vurgulayan Başkan Tugay, “Su krizi, tarım, sanayi ve kent politikalarının birlikte ele alındığı bütüncül bir dönüşümle yönetilebilir. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum: Su krizi bireysel alışkanlıklarla değil, ortak akılla ve planlı politikalarla çözülebilir. Suyu her damlası ölçülen, planlanan ve yeniden kazanılan stratejik bir unsur olarak ele alan yeni bir yönetim anlayışı artık bir zorunluluk. Bugün attığımız adımlar, yarının İzmir’ini ve gelecek kuşakların yaşam koşullarını belirleyecek” dedi.

Başkan Dr. Cemil Tugay, su krizinin tarım politikalarıyla doğrudan ilişkili olduğunu vurgulayarak, “Mesele tarımı desteklemekten vazgeçmek değil; hangi ürünleri, hangi havzada, hangi suyla desteklediğimizi yeniden düşünmektir” dedi. Sanayide de dönüşüm ihtiyacına dikkat çeken Tugay, İzmir’de suyu en çok tüketen sektörlerin aynı zamanda ekonominin omurgasını oluşturduğunu belirtti. Bu noktada yaklaşımın “sanayiyi durdurmak” olamayacağını vurgulayan Tugay, çözümün sanayide suyu verimli ve akıllı uygulamalarla yönetmek olduğunu söyledi.

Verimlilik, altyapı ve kayıp-kaçakla mücadele

“Peki, tüm bunlar bize ne söylüyor?” diyerek yol haritasını özetleyen Tugay, ilk şartın verimliliği artırmak olduğunu söyleyerek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak 2024–2025 döneminde kayıp-kaçak oranını düşürmek için altyapı yatırımlarına odaklandık. Bir yılda 5,6 milyon metreküp suyu kaybetmemiş olduk. İzmir, kayıp-kaçak oranında Türkiye’nin en iyi 5 şehri arasında. Bu başarıyı sürdürmek ve işletme verimliliğini daha da artırmak için çalışmalarımız devam edecek” dedi.

“Planlamayı birlikte yapmalıyız”

Merkezi idareyle iş birliğinin önemine dikkat çeken Başkan Tugay, su sorununun çözümünde Devlet Su İşleri (DSİ) ile ilişkilerin son derece uyumlu olması gerektiğini vurguladı. Yetki paylaşımı ve İzmir il sınırları dışında yapılacak yatırımlar nedeniyle planlamanın DSİ ile birlikte yapılmasının zorunlu olduğunu belirten Tugay, “Planlamayı, tasarrufu ve geleceği birlikte tasarlamalı ve birlikte korumalıyız” dedi.

Bilimsel ve ortak akla dayalı yönetim: Su Kurulu

Teknoloji ve inovasyonun su yönetimindeki rolüne de değinen Tugay, üniversitelerin bilgi birikimi ve yenilikçi katkılarının sürece dâhil edilmesi amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi Su Kurulunun kurulduğunu hatırlattı. Su yönetiminde iş birliğinin aynı zamanda yasal bir zorunluluk olduğunun altını çizen Tugay, Türkiye’de görev paylaşımının net olduğunu vurguladı: “DSİ su kaynağı sağlar; belediyeler bu suyu alır ve dağıtır. 1053 sayılı Kanun, büyük yatırımların DSİ tarafından yapılacağını, yerel yönetimlerin ise protokollerle sürece dâhil olacağını açıkça tanımlar.” Bu düzenlemenin, merkezi idare ile yerel yönetimler arasında sağlıklı bir denge kurduğunu belirtti.

“Deniz suyu arıtma konusunda DSİ ile çok uyumlu olmamız gerekir”

Başkan Tugay, bulut tohumlama sistemine dair de adım attıklarını belirterek, “Tüm bunların yanında, iklim koşullarına uyum sağlayan yenilikçi çözümleri de gündemimize alıyoruz. Uygun koşullarda bulut tohumlama yöntemleriyle yağış potansiyelini değerlendiriyoruz. Bulut tohumlamadan bahsedebiliriz. Deneyimler genel olarak yüzde 25 oranında artırdığı söyleniyor. Üniversiteden rapor aldık. Henüz çalışmalara başlamadık. Deniz suyu arıtma konusunda DSİ ile çok uyumlu olmamız gerekir. Yetki olarak İzmir dışında yapılacak işler de var. İzmir’in su sorununu mutlaka bilmeli ve beraber plan yapmalıyız. Teknoloji ve inovasyona destek olan bir tavrımız olmalı” ifadelerini kullandı

Kime ne görev düşüyor? Vatandaş, çiftçi, kurumlar

“Su meselesi hepimizin meselesi” diyen Tugay, sorumlulukları şöyle özetledi:

Vatandaşlara: Suyu tasarruflu kullanmak, yeniden kullanım ve geri dönüşüm altyapılarını kurmak, bilinçli tüketim alışkanlıklarını yaygınlaştırmak.

Tarım sektörü ve çiftçilere: Suya göre ürün desenine geçmek, basınçlı ve akıllı sulama yöntemlerini yaygınlaştırmak, iklime uyumlu tarım uygulamalarını benimsemek.

Kurumlara: Mevcut hukuki çerçeveye uygun biçimde, suyu en kritik ihtiyaçlar için birlikte koruma ve yönetme iradesini ortaya koymak.

“İzmir halkı için çalışmayı kararlılıkla sürdüreceğiz”

Tugay, “Burada birbirimizle dayanışmayı hissettiğimiz çok kıymetli bir buluşma gerçekleşti. Bu süreç İzmir için ortak bir sorumluluğun başlangıcı. Su meselesinde kolektif aklın ve iş birliğinin en önemli paydaşlarından biri olmaya devam edeceğiz. Bu yolda birlikte yürüyecek, İzmir halkı için çalışmayı kararlılıkla sürdüreceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

“Su tek bir kurumun değil, ortak aklın konusu”

ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, su meselesinin görev ve yetki alanlarıyla sınırlandırılamayacak kadar büyük ve çok boyutlu olduğunu belirterek, merkezi ve yerel yönetimler, iş dünyası, akademi ve sivil toplumun eş güdüm içinde hareket etmesinin kritik önemde olduğunu söyledi.

ESİAD olarak su konusunu çalışmalarının merkezine aldıklarını belirten Zorlu, bu alanda uzun vadeli ve sistematik bir çalışma yürüttüklerini söyledi. Zorlu, İzmir ve hinterlandını kapsayan kapsamlı bir rapor hazırlığı içinde olduklarını belirterek, “Raporumuzda iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini; tarımda, sanayide ve kentlerde verimli su yönetiminin yollarını ele alacağız” diye konuştu. Sibel Zorlu, 2026 yılı içerisinde kamuoyuyla paylaşılması hedeflenen raporla, iş dünyasına ve karar alıcılara su yönetimi konusunda destek olmayı amaçladıklarını söyledi.

“Su kıtlığı artık yalnızca çevresel değil, gıda ve ekonomi meselesidir”

İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Uçak ise su kıtlığının çok boyutlu bir risk alanı yarattığını dile getirerek, “Su kıtlığı yalnızca bir çevre sorunu değildir. Tarımsal üretimin azalması, gıda güvencesinin zayıflaması ve ekosistem riskleriyle birlikte ele alınması gereken bir konudan söz ediyoruz. Bu risklere karşı hazırlıklı olunması ve güçlü bir planlama yapılmasının zorunlu” şeklinde konuştu. Tarım sektöründeki su kullanımına dikkat çeken Uçak, “Tarımsal sulamada konfor alanından çıkıp akıllı ve sürdürülebilir sistemlere geçmek bir tercih değil, zorunluluktur. İzmir Ticaret Borsası olarak suyu yalnızca çevresel bir başlık olarak değil; tarım, gıda ve değer zincirinin tamamını ilgilendiren stratejik bir unsur olarak görüyoruz. Yürütülen projelerde su kullanımında etkinliği artırmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, yeni kurulan İzmir Tarım Teknoloji Merkezi bünyesinde pamuk yetiştiriciliğinde değişken oranlı dijital sulama yöntemine yönelik bir proje yürütüyoruz” şeklinde konuştu.

“Su için ‘mavi altın’ ve ‘mavi petrol’ tanımlamaları kullanılmaya başlandı”

Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Ürün, “Suyun değeri kuyu kuruyunca anlaşılır. İşte tam da böyle günlerden geçiyoruz. Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Riskler Raporu’nda önümüzdeki 10 yıl için öngörülen risklerin yarısının iklim kaynaklı olduğunu biliyoruz. Bugün bir su konferansı düzenlenmesi de bir tesadüf değil. Su küresel ölçekte stratejik bir varlığa dönüştü. Uluslararası alanda su için ‘mavi altın’ ve ‘mavi petrol’ tanımlamaları kullanılmaya başlandı. Bugün yaşanan ticari savaşların, yarın su savaşları şeklinde karşımıza çıkması ihtimali göz ardı edilmemelidir” dedi.

Organize sanayi bölgelerinde arıtılmış atık suların yeniden kullanımıyla ilgili projelerin son derece kıymetli olduğunu vurgulayan Ürün, Yeşil OSB belgesi almaya hak kazanan Tire, Torbalı ve Aliağa Organize Sanayi Bölgelerini de tebrik etti.

Açılış konuşmalarının ardından konferans tarımda, sanayide ve kentlerde su yönetimi başlıkları altında çok yönlü olarak ele alınacak.

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Başkan Tugay: Çözüm ortak akıl ve planlı politikalar

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin